Paslanmaz çelik sektöründe 2018 yılından beridir faaliyet gösterdiklerini ifade eden Lumturi Group CFO - Finans Müdürü Berçem Demir Aydın, Avrupa ve Türkiye'de eş zamanlı faaliyet göstermek, Lumturi için yalnızca coğrafi bir genişleme değil, stratejik bir risk yönetimi ve denge mekanizmasıdır" dedi. Paslanmaz Çelik Dünyası'na konuşan Berçem Demir Aydın, "2026 dönemine yönelik büyüme stratejimiz; pazar çeşitliliğini artırmak, riskleri coğrafi olarak dengelemek ve yüksek potansiyelli pazarlarda kalıcı iş birlikleri kurmak üzerine şekilleniyor. Bu doğrultuda hem ticari ağımızı güçlendirecek yatırımlar hem de operasyonel kapasitemizi destekleyecek adımlar planlıyoruz. Amacımız, 2026'da kontrollü, sürdürülebilir ve uluslararası ölçekte dengeli bir büyüme ivmesi yakalayarak Lumturi markasını küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımak" dedi.
Lumturi Group'un kuruluş sürecini, ortaya çıkış motivasyonunu ve bugün ulaştığı konumu okurlarımızla paylaşır mısınız?
Lumturi Group, 2018 yılında Slovakya'nın Senec bölgesinde paslanmaz çelik sektörüne giriş yaptı. Şirketin kuruluşundaki temel motivasyon, müşterilere daha hızlı ve etkili çözümler sunmak amacıyla farklı alanlarda uzmanlaşmış bir yapı kurmaktı.
Lumturi Group bünyesinde 5 firma ile faaliyet gösteriyoruz
Bu vizyon doğrultusunda Lumturi Group bünyesinde 5 firma faaliyet göstermektedir:
- Lumturi Stainless Steel: Paslanmaz yassı mamul üretimi ve satışı.
- Lumturi Long Products: Paslanmaz uzun mamul alanında uzmanlaşma.
- Lumturi Logistics and Warehousing: Depolama ve nakliye hizmetleri.
- Lumturi Polska: Polonya odaklı perakende ve toptan paslanmaz ürün satışı; aynı zamanda depolama ve lojistik hizmetleri.
- Lumturi Global: Türkiye merkezli trading firması; küresel çapta paslanmaz çelik başta olmak üzere çeşitli ürün gruplarında tedarik ve lojistik hizmetleri sunmaktadır.

"Satıştan Lojistiğe Uzanan Güven"
"Müşterilerimizin Tedarik Zincirinde Gerçek Bir Çözüm Ortağı Olmayı da Başardık"
Kuruluş aşamasında Lumturi Group'un hedefi, Avrupa paslanmaz çelik sektöründe güçlü, güvenilir ve uzun vadeli bir marka yaratmaktı. Ancak bu hedef yalnızca ticaret yapmakla sınırlı kalmadı; şirket, müşterilerinin tedarik zincirinde gerçek bir çözüm ortağı olmayı da misyon edindi. Senec'te konumlanmak, Avrupa ve küresel pazarlara hızlı ve etkin bir şekilde ulaşabilmek için stratejik bir karar oldu. Kısa süre içinde yüksek stok kapasitesi, geniş ürün gamı ve güçlü lojistik altyapısı ile Lumturi Group, sektöründe güvenilir ve tercih edilen bir marka hâline geldi. Lumturi'nin büyümesinin arkasında; sürdürülebilir kalite anlayışı yer alıyor. Bu yaklaşım sayesinde bugün onlarca ülkeye düzenli ihracat yapan, farklı sektörlerde global müşterilerle çalışan bir yapıdayız. Bugün geldiğimiz noktada, ana ürünümüz olan paslanmaz çelik alanında, Avrupa paslanmaz çelik sektöründe söz sahibi, uluslararası pazarlarda tanınan ve güven duyulan bir marka konumundayız.
"Ürün portföyümüzü, uluslararası standartlara ve farklı endüstrilerin teknik gereksinimlerine göre yapılandırıyoruz"
Paslanmaz çelik sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak ürün gruplarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu kapsamda Lumturi Stainless Steel'i rakiplerinden ayıran temel unsurlar nelerdir?
Lumturi Stainless Steel olarak ürün portföyümüzü, uluslararası standartlara ve farklı endüstrilerin teknik gereksinimlerine göre yapılandırıyoruz. Başlıca ürün gruplarımız; paslanmaz çelik sac, rulo, boru, profil ve uzun mamullerden oluşmaktadır. Ürünlerimizi farklı kalite sınıflarında (örneğin 304, 316, 321, 430), çeşitli kalınlık ve ölçü aralıklarında, farklı yüzey seçenekleriyle sunarak çok geniş bir kullanım alanına hitap ediyoruz.
Teknik anlamda bizi rakiplerimizden ayıran en önemli unsur, yüksek stok kapasitesini güçlü bir tedarik ve lojistik altyapısıyla entegre şekilde yönetebilmemizdir. Avrupa menşeli ve sertifikalı ürünlerle çalışıyor; EN ve ASTM standartlarına uygunluk konusunda müşterilerimize tam şeffaflık sağlıyoruz. Aynı zamanda ölçüye özel kesim, boy kesme ve yüzey işlemleri gibi katma değerli hizmetlerle, müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırıyoruz. Yassı ve uzun mamul tüm ürünlerimizin alımında tüm Avrupa üreticileriyle doğrudan çalışmaktayız.

"Avrupa merkezli depolama ve dağıtım ağımız sayesinde, Avrupa dışındaki pazarlara da kısa termin süreleriyle hizmet verebiliyoruz"
Uluslararası büyüme stratejimizin temelinde ise hızlı teslimat, süreklilik ve standartlaştırılmış kalite yer alıyor. Avrupa merkezli depolama ve dağıtım ağımız sayesinde, hem Avrupa pazarına hem de Avrupa dışındaki pazarlara kısa termin süreleriyle hizmet verebiliyoruz. Bugün farklı coğrafyalarda; sanayi, enerji, gıda, kimya, inşaat, otomotiv ve daha birçok sektörde faaliyet gösteren global müşterilerle uzun vadeli iş birlikleri yürütüyoruz.
Lumturi Stainless Steel'i rakiplerinden ayıran temel unsurlar; teknik yeterliliği yüksek ürün gamı, uluslararası standartlara tam uyum, güçlü stok ve lojistik yönetimi ile ölçeklenebilir bir büyüme modeline sahip olmasıdır. Bu yapı, bizi yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte rekabet edebilen bir paslanmaz çelik tedarikçisi konumuna taşımaktadır.
Firmanızın paslanmaz çelik ürünlerinin yanı sıra sunduğu lojistik, depolama, tedarik, danışmanlık veya katma değerli diğer hizmetler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Lumturi Group olarak müşterilerimize yalnızca paslanmaz çelik ürünleri sunmakla yetinmiyor, tedarik zincirinin tamamını kapsayan entegre hizmetler sağlıyoruz. Amacımız; müşterilerimizin operasyonel süreçlerini sadeleştirmek, maliyetlerini optimize etmek ve tedarik sürekliliğini güvence altına almaktır.
"Ölçüye özel kesim, boy kesme, paketleme ve sevkiyata hazır hâle getirme gibi katma değerli işleme hizmetleri sunuyoruz"
Bu kapsamda ölçüye özel kesim, boy kesme, paketleme ve sevkiyata hazır hâle getirme gibi katma değerli işleme hizmetleri sunuyoruz. Tüm süreçler, uluslararası kalite standartlarına uygun şekilde ve teknik gereklilikler gözetilerek yürütülmektedir. Aynı zamanda farklı sektörlere yönelik ürün seçimi, malzeme spesifikasyonu ve teknik uygunluk konularında danışmanlık desteği de sağlıyoruz.
Grubumuz bünyesinde yer alan Lumturi Logistics and Warehousing şirketimiz ise bu yapının en önemli tamamlayıcı unsurlarından biridir. Bu şirketimiz aracılığıyla kısa ve uzun süreli depolama çözümleri, stok yönetimi ve lojistik operasyonlar sunuyoruz. Avrupa'nın merkezinde konumlanan modern depolama altyapımız sayesinde müşterilerimizin ürünlerini güvenli, izlenebilir ve esnek koşullarda depolayabiliyoruz.

"Farklı ülkelerdeki projelere yönelik stok tutma ve zaman planlaması açısından önemli bir çözüm ortağı konumundayız"
Lumturi Logistics and Warehousing ile birlikte, paslanmaz çelik ürünlerin tedarikten depolamaya, depolamadan nihai teslimata kadar tüm süreçlerini tek bir yapı altında yönetebiliyoruz. Bu da müşterilerimize hız, operasyonel esneklik ve maliyet avantajı sağlıyor. Özellikle uluslararası çalışan firmalar için, farklı ülkelerdeki projelere yönelik stok tutma ve zaman planlaması açısından önemli bir çözüm ortağı konumundayız.
Özetle, Lumturi Grubu olarak; ürün, lojistik, depolama ve teknik danışmanlığı entegre eden yapımızla müşterilerimize sadece malzeme değil, uçtan uca tedarik çözümleri sunuyor ve küresel ölçekte sürdürülebilir iş birlikleri geliştiriyoruz.
"Avrupa ve Türkiye'de faaliyet göstermek, Lumturi için stratejik bir risk yönetimi ve denge mekanizmasıdır"
Avrupa ve Türkiye'de eş zamanlı faaliyet göstermenin şirketinize sağladığı operasyonel, ticari ve finansal avantajlar nelerdir?
Avrupa ve Türkiye'de eş zamanlı faaliyet göstermek, Lumturi için yalnızca coğrafi bir genişleme değil, stratejik bir risk yönetimi ve denge mekanizmasıdır. Özellikle paslanmaz çelik gibi dalgalanmaların hızlı yaşandığı bir sektörde, piyasalardaki ani değişimlere karşı hızlı aksiyon alabilme kabiliyeti büyük önem taşıyor.
Bu çift merkezli yapı sayesinde farklı pazarlardaki talep değişimlerini anlık olarak takip edebiliyor ve stok, fiyatlama ve tedarik kararlarını çok daha hızlı ve esnek şekilde alabiliyoruz. Avrupa'daki daha öngörülebilir ve planlı pazar yapısı ile Türkiye'nin dinamik ve hızlı karar alma kültürünü bir araya getirmek, daralma dönemlerinde finansal dengemizi korumamıza önemli ölçüde katkı sağlıyor.
Operasyonel açıdan, bir pazarda talep yavaşladığında diğer pazarda oluşan fırsatlara yönelerek stokları optimize edebiliyor, nakit akışını daha sağlıklı yönetebiliyoruz. Bu da bizi tek pazara bağımlı firmalara kıyasla çok daha dayanıklı bir konuma taşıyor. Aynı zamanda alternatif tedarik ve satış kanallarına sahip olmak, kriz dönemlerinde kesintisiz operasyon yürütmemizi mümkün kılıyor.
Finansal tarafta ise döviz bazlı gelir çeşitliliği ve farklı maliyet yapılarının dengelenmesi, piyasa daralmalarında kârlılığı ve likiditeyi koruyabilmemizi sağlıyor. Hızlı karar alma süreçlerimiz sayesinde, değişen piyasa koşullarına geç tepki veren firmaların aksine, önleyici adımlar atabiliyoruz.
Özetle, Avrupa ve Türkiye'de eş zamanlı faaliyet göstermek, Lumturi için bir büyüme stratejisinin ötesinde; belirsizlik dönemlerinde daha çevik, daha kontrollü ve finansal olarak daha sağlam kalmamızı sağlayan bir yönetim avantajıdır. Bu yapı, uzun vadeli ve sürdürülebilir büyümenin temel taşlarından biridir.

Lumturi'yi kurarken hedefimiz bugünü yönetmek değil, güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmaktı
Avrupa pazarında aktif olmanın, müşteri beklentileri, kalite standartları ve mevzuat açısından Lumturi'ye kazandırdıkları neler oldu?
Lumturi'yi kurarken hedefimiz sadece bugünü yönetmek değil, uzun vadede güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmaktı. Avrupa pazarında aktif olmak da bu vizyonun doğal bir parçasıydı. Bu süreç, bize sadece yeni müşteriler kazandırmakla kalmadı, daha olgun bir iş yapış anlayışı da kazandırdı.
Avrupa'daki müşteriler netlik ve güven arıyor. Ne aldığını, hangi şartlarda aldığını ve sonrasında nasıl bir destek alacağını bilmek istiyor. Bu beklentiler, Lumturi'nin iletişimden operasyonlara kadar tüm süreçlerini daha açık ve düzenli hâle getirdi.
Kalite tarafında Avrupa pazarı, istikrarın ne kadar önemli olduğunu bize gösterdi. Aynı kaliteyi her zaman sunabilmek artık bir hedef değil, işimizin temel bir parçası hâline geldi. Mevzuat konusunda edindiğimiz deneyim ise şirketimizi daha sağlam, daha öngörülebilir ve uzun vadede daha güvenilir bir noktaya taşıdı.
Avrupa Pazarı Türk Sanayicisi İçin Rekabet Alanı
Türkiye merkezli sanayi firmaları için Avrupa'da güçlü bir iş ortağı olmanın sektöre katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye merkezli sanayi firmaları, üretim kabiliyeti, teknik bilgi birikimi ve çalışma disipliniyle Avrupa pazarında güçlü bir yere sahip olabilecek potansiyele fazlasıyla sahiptir. Bu potansiyelin doğru şekilde temsil edilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerine dönüşmesi; sahada güçlü bir iş ortağı olmak ve ülkemizi en güzel şekilde temsil etmek hepimizin nihai amacı.
Avrupa'daki firmalarla iş ortağı olmak, Türk sanayicisinin rekabet gücünü görünür kılmak açısından kritik bir rol oynuyor. Üretici ile müşteri arasındaki beklenti farkını doğru yönetmek, kalite algısını güçlendirmek ve süreci sağlıklı şekilde yürütmek, hem firmalara hem de sektöre değer katıyor. Bu sayede Türkiye'deki sanayicinin emeği ve üretim gücü Avrupa'da hak ettiği karşılığı bulabiliyor. Bu yaklaşım, sektöre de önemli bir katkı sağlıyor. Türk sanayi firmalarının Avrupa pazarında daha güvenilir, daha istikrarlı ve uzun vadeli iş ortakları olarak konumlanmasına yardımcı oluyor. Sonuçta, bu sadece tek tek firmaların başarısı değil; Türkiye sanayisinin genel itibarı ve sürdürülebilir büyümesi açısından da olumlu bir etki yaratıyor.
"Stratejik olarak konumlandırılmış depolarımız ve planlı stok yönetimimiz ile talepleri hızlı karşılıyoruz"
Lumturi'nin depolama, hızlı teslimat ve lojistik kabiliyetleri, müşterileriniz için nasıl bir rekabet avantajı sağlıyor?
Lumturi'nin depolama ve lojistik yapısı, müşterilerimizin tedarik zincirinde öngörülebilirlik ve süreklilik sağlamaya odaklanıyor. Stratejik olarak konumlandırılmış depolarımız ve planlı stok yönetimimiz sayesinde talepleri hızlı olduğu kadar kontrollü bir şekilde karşılayabiliyoruz.
Stok çeşitliliği avantajıyla, müşterilerimizin üretim ve proje takvimlerini güvenle planlamasına yardımcı oluyoruz. Teslim sürelerinin netliği ve süreçlerin şeffaf yönetimi, özellikle Avrupa pazarında önemli bir rekabet avantajı yaratıyor. Bu sayede müşterilerimiz, operasyonel riskleri azaltırken kaynaklarını daha verimli kullanabiliyor ve kendi operasyonlarını aksatmadan ilerlemesini sağlayabiliyor.
Lojistik tarafında ise esneklik ve koordinasyon ön planda. Farklı teslimat modellerine uyum sağlayabilen yapımız, müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına hızlıca cevap verebilmemizi sağlıyor. Sonuç olarak, Lumturi'nin depolama ve lojistik kabiliyeti, müşterilerimiz için yalnızca hız değil; istikrar ve güven anlamına geliyor.
"e-Lumturi'de, dijitalleşmenin sunduğu avantajları ihale usulü satış modeli ile birleştirdik"
Dijitalleşme, online satış kanalları ve müşteri yönetimi süreçleri firmanızın iş modelinde nasıl bir rol üstleniyor?
Dijitalleşme, online satış kanalları ve müşteri yönetimi süreçleri bugün yalnızca operasyonel bir destek unsuru değil; iş modellerinin doğrudan belirleyicisi konumunda. Genel olarak baktığımızda dijital kanallar; hız, şeffaflık ve ölçülebilirlik sağlayarak firmaların pazara erişimini genişletiyor ve karar alma süreçlerini daha veri odaklı hâle getiriyor. Özellikle online satış modelleri, klasik sabit fiyat anlayışının ötesine geçerek talep ve rekabeti daha net yansıtan yapılar sunuyor.
Bu çerçevede e-Lumturi'de, dijitalleşmenin sunduğu bu avantajları ihale usulü satış modeli ile birleştirdik. Platformumuzda müşterilerimiz tamamen dijital bir ortamda, şeffaf ve rekabetçi bir teklif süreci içinde buluşuyor. Yapay zeka tarafından yönetilen altyapısı sayesinde tekliflerin anlık olarak yönetilmesi, piyasa koşullarının doğru şekilde fiyatlara yansıması ve sürecin güvenle tamamlanması mümkün oluyor. Müşteri yönetimi tarafında ise dijital verilerden faydalanarak kullanıcı davranışlarını daha iyi analiz ediyor, daha hedefli ve sürdürülebilir ilişkiler kurmayı amaçlıyoruz.
Finans müdürü olarak; finansal sürdürülebilirlik, mali disiplin ve risk yönetimi konularında firmanızın benimsediği yaklaşımı nasıl özetlersiniz?
Finansal sürdürülebilirliği yalnızca kârlılık üzerinden değil, uzun vadeli nakit akışı gücü ve sağlıklı bilanço yapısı üzerinden değerlendiriyoruz. Bu nedenle gelir–gider dengesini yakından izleyen, öngörülebilir ve ölçülebilir bir finansal yapı kurmaya odaklanıyoruz. Büyüme kararlarını da kısa vadeli fırsatlardan ziyade, şirketin finansal dayanıklılığını koruyacak şekilde planlı ve kontrollü adımlarla hayata geçiriyoruz.
Mali disiplin tarafında ise bütçe yönetimi, maliyet kontrolü ve şeffaf raporlama temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Tüm harcamalar stratejik hedeflerle uyumlu şekilde değerlendiriliyor; kaynak kullanımında verimlilik esas alınıyor. Bu yaklaşım, finansal karar alma süreçlerinde yönetime net ve güvenilir bir perspektif sunmamızı sağlıyor.
Dijitalleşmenin Sağladığı Veri ve Analiz İmkânlarını Kullanarak Riskleri Minimize Ediyoruz
Risk yönetimini ise proaktif bir anlayışla ele alıyoruz. Operasyonel, finansal ve piyasa kaynaklı riskleri düzenli olarak analiz ediyor; erken uyarı mekanizmalarıyla olası dalgalanmalara karşı önlem alıyoruz. Dijitalleşmenin sağladığı veri ve analiz imkânlarını da kullanarak riskleri minimize etmeyi, belirsizlikleri yönetilebilir hâle getirmeyi hedefliyoruz. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde finansal istikrarı korurken, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen sağlam bir finansal yapı oluşturuyoruz.
"Lumturi'de Yeşil Yatırımlar, Global Rekabeti Şekillendiriyor"
Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm, Lumturi Group'un yatırım kararları ve finansal planlamalarında nasıl bir yer tutuyor?
Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm, Lumturi Group olarak yatırım kararları ve finansal planlamamızda temel bir stratejik öncelik olarak yer alıyor. Bizim için bu, sadece çevresel sorumluluk göstergesi değil; piyasa dinamiklerini, düzenleyici riskleri ve uzun vadeli rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir iş kriteri olarak değerlendiriliyor. Bugünün küresel endüstri standartlarında üretim ve ticaret, artık karbon emisyonlarının finansal maliyetini de hesaba katmak zorunda. Özellikle Avrupa Birliği'nin uygulamaya aldığı Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM) gibi düzenlemeler, karbon yoğun sektörlerde sürdürülebilirliği mali planlamanın ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor. Bu mekanizma, dışarıdan ithal edilen sera gazı yoğun ürünler için karbon emisyon maliyeti yükümlülüğü getirerek hem mevcut üreticilerle rekabet eşitliğini sağlamayı hem de daha düşük karbonlu üretimi teşvik etmeyi amaçlıyor. 2026'dan itibaren CBAM kapsamında ithal edilen çelik gibi ürünlerde emisyonlara göre karbon sertifikası alımı zorunluluğu başlayacak ve bu durum maliyet yapısını ve rekabet avantajını doğrudan etkileyebilecek bir faktör olarak gündeme geliyor.
Lumturi Group olarak yatırım kararlarımızı alırken bu tür düzenleyici eğilimleri de dikkate alıyoruz; çünkü sürdürülebilir üretim teknolojilerine yatırım yapmak sadece çevresel etkimizi azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda daha düşük karbonlu ürünlerle uluslararası pazarlarda maliyet avantajı ve uyum yeteneği sağlayarak riskleri azaltıyor. Finansal planlama sürecinde bu yüzden enerji verimliliği, atık ve hammadde dönüşümü gibi yeşil yatırımların geri dönüş analizini, özellikle karbon düzenlemelerinin ticari maliyetlerini içerecek şekilde yapıyoruz. Somut örneklendirmek gerekirse; fabrikalarımızın çatılarında güneş panelleri sistemi kurmak, şirket bünyesindeki araçlarımızı elektrikli araçlarla değiştirmek, kağıt kullanımını azaltmaya yönelik e-arşiv sistemi kullanmak gibi başlangıçlar yapmış bulunmaktayız.
Aynı zamanda, sürdürülebilirlik odaklı üretim süreçleri sayesinde olası carbon leakage (karbon sızıntısı) risklerini azaltmayı hedefliyoruz; yani yüksek karbon maliyetleri yüzünden üretimin başka ülkelere kaymasını engellemek gibi makroekonomik sorunlara karşı dayanıklı bir iş modeli kuruyoruz. Böylece yeşil dönüşüm, sadece çevresel bir hedef değil; finansal sürdürülebilirlik, düzenleyici uygunluk ve uzun vadeli rekabet gücü açısından bir yatırım motoru olarak planlamamızın merkezine yerleşiyor.
2025 Yılı Operasyonel İstikrarı Koruduğumuz ve Stratejik Yönümüzü Netleştirdiğimiz Bir Dönem Oldu
2025 yılı Lumturi Stainless Steel açısından nasıl geçti? 2026 yılına hangi beklenti ve öngörülerle bakıyorsunuz? 2026 dönemine yönelik büyüme stratejileriniz, planladığınız yeni yatırımlar ve hedef pazarlarınız hakkında neler söylemek istersiniz?
2025 yılı, Lumturi Stainless Steel açısından küresel paslanmaz çelik piyasasında yaşanan dalgalanmalara ve artan maliyet baskılarına rağmen operasyonel istikrarı koruduğumuz ve stratejik yönümüzü netleştirdiğimiz bir dönem oldu. Talep tarafındaki dalgalanmalar ve regülasyon kaynaklı belirsizlikler daha disiplinli bir planlama anlayışını beraberinde getirirken, biz bu süreci mali disiplin, tedarik zinciri esnekliği ve verimlilik odaklı adımlarla yönettik. Aynı zamanda sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıklarını uzun vadeli rekabet gücümüzün temel unsurları olarak konumlandırmaya devam ettik.
"Lumturi Group Olarak Pazar Çeşitliliğini Artırarak AB Dışında da Güçlü İşbirliklerine İmza Atacağız"
2026 yılında temkinli ancak fırsatları gözeten bir perspektifle çalışmayı planlıyoruz. Avrupa pazarındaki regülasyonların daha belirleyici hale geleceği bu dönemde, Türkiye merkezli Lumturi Global yapılanmamız ile Avrupa dışı pazarlarda daha aktif bir büyüme stratejisi izlemeyi hedefliyoruz. Özellikle Türkiye, Balkan bölgesi, Mağrip ülkeleri, Güney Amerika başta olmak üzere seçili pazarlar ve diğer gelişmekte olan bölgeler; artan sanayi ve altyapı yatırımları nedeniyle öncelikli odak alanlarımız arasında yer alıyor.
"2026'da Kontrollü ve Sürdürülebilir Büyüme İle Lumturi'yi Küresel Pazarda Öne Çıkaracağız"
2026 dönemine yönelik büyüme stratejimiz; pazar çeşitliliğini artırmak, riskleri coğrafi olarak dengelemek ve yüksek potansiyelli pazarlarda kalıcı iş birlikleri kurmak üzerine şekilleniyor. Bu doğrultuda hem ticari ağımızı güçlendirecek yatırımlar hem de operasyonel kapasitemizi destekleyecek adımlar planlıyoruz. Amacımız, 2026'da kontrollü, sürdürülebilir ve uluslararası ölçekte dengeli bir büyüme ivmesi yakalayarak Lumturi markasını küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımak.

Sektörde kadınların temsili hâlâ sınırlı
Kadın girişimci ve kadın yönetici perspektifinizle; sektörümüzde kadınların temsili, karşılaşılan fırsat ve zorluklar ile genç kadın profesyonellere/girişimcilere önerileriniz nelerdir?
Kadın girişimci ve yönetici olarak bu soruya daha kişisel bir yerden bakıyorum. Sektörde kadınların temsili hâlâ sınırlı; bu da çoğu zaman kadınların kendilerini daha fazla anlatmak zorunda kalmasına neden oluyor. Yine de sahada, masada ve karar süreçlerinde kadınların varlığının her geçen gün daha görünür hâle geldiğini görmek beni mutlu ediyor.
"Öğrenelim, Soralım ve Güçlenelim"
Bugün iş dünyasında iletişim, esneklik, uzun vadeli düşünme ve ilişki yönetimi çok değerli; bunlar da biz kadınların doğal olarak güçlü olduğu alanlar. Kadınların sesi daha fazla duyuldukça, iş yapma kültürü de daha sağlıklı bir yapıya dönüşüyor. Genç kadın profesyonellere ve girişimcilere nacizane tavsiyem şu olur: Her şeyi baştan bilmek zorunda değilsiniz; öğrenmek, sormak ve hata yapmak bu sürecin doğal bir parçası.
"Sezgilerinize Güvenin, Fark Yaratın"
Sizi anlayan ve destekleyen insanlarla güvene dayalı ilişkiler kurmaya çalışın, ama en önemlisi kendi sezgilerinize güvenin. Biz kadınlar yan yana durduğumuzda hem bireysel olarak hem de sektörde çok daha güçlü bir etki yaratıyoruz.

Dönüşüm dönemini bir belirsizlik alanı olarak değil, birlikte güçlenebileceğimiz bir fırsat alanı olarak görmeliyiz
Son olarak; Paslanmaz Çelik Dünyası aracılığıyla sektör paydaşlarınıza, iş ortaklarınıza ve paslanmaz çelik sektörüne yönelik değerlendirmeleriniz ve mesajınız nedir?
Paslanmaz Çelik Dünyası aracılığıyla sektör paydaşlarımıza ve iş ortaklarımıza en önemli mesajım; içinde bulunduğumuz bu dönüşüm dönemini bir belirsizlik alanı olarak değil, birlikte güçlenebileceğimiz bir fırsat alanı olarak görmemiz yönünde olur. Küresel ticaret, sürdürülebilirlik beklentileri ve regülasyonlar sektörü yeniden şekillendirirken, bu süreci sağlıklı şekilde yönetmenin yolu iş birliği, şeffaflık ve ortak akıldan geçiyor.
"Birlikte Güçlü Gelecek" İçin Çalışıyoruz
Paslanmaz çelik sektörü, güçlü altyapısı, tecrübesi ve adaptasyon kabiliyetiyle bu dönüşümü karşılayacak potansiyele sahip. Bizim odağımız, birbirimizle rekabet etmekten ziyade birlikte güçlenmek olmalı. İş ortaklarımızla güvene dayalı, sürdürülebilir ilişkiler kurmak; kalite, etik ve sorumluluk anlayışını koruyarak yol almak, paslanmaz çelik sektörünün hem bugün hem de gelecekte sağlam ve dayanıklı bir ekosistem olmasını sağlayacaktır. Uluslararası sloganımız "Strong Future Together", yani "Birlikte Güçlü Gelecek", sektöre bakış açımızı en iyi şekilde ifade etmektedir.

